Otomotivde Yenilikçi ve Yıkıcı Teknolojileri Belirleme Çalıştay™ Uygulamaları Dizisi

Kararların etkinliği ve sürdürülebilirliği açısından kamu-özel sektör ve üniversitenin katılımı ile oluşan; ‘Öncelik, hedef belirleme ve koordinasyon sağlamaya yönelik’ karar verme platformuna ihtiyaç olduğu konusunda mutabakat oluşmuştur.

Bu yapının, yenilikçi/yıkıcı teknolojilere yatırım yaparken Türkiye’nin lokal ihtiyaç ve farklarını gözetmesi, oluşturacağı glokal (global + lokal) vizyonun gerçekleşmesini sağlayacak hedefler belirlemesinin önemi üzerinde durulmuştur.

Türk firmalarının global etkinlik artırma isteğinin etkili uygulanan bir politikaya dönüşmesi için rakip ülkelerle kıyaslamalar yapmalı, güçlü/zayıf yönlerden hareketle “Türk firmalarının farkı” (unique selling point) netleştirilmelidir (Strateji-1). Türk firmalarının esnek-dinamik çalışma becerisi ve ticari araçlarda Türkiye’deki yoğunlaşma ipucu olarak kullanılmalı ve geliştirilmelidir.

Tedarik firmaları bir taraftan teknolojiyi öğrenmek için işbirliği yaparken, hem öncelikli konularda odaklanmayı seçmiş üniversiteler çevresinde kümelemeli (Strateji-2), hızla eksik teknolojileri transfer etmeli, bilgi açığını gidermeli, hem ortaklaşa teknoloji geliştirme ve test merkezlerinde (Strateji-3) özgün uygulamaların gelişmesi için yönlendirici ve aktif olmalıdır.

Katılımcı profili nedeniyle bu çalışma yenilikçi teknoloji alanları ve uygulamaları konusunda görüşlerin ağırlıklı olarak ele alındığı bir uygulama olmuştur. Bu doğrultuda yeni otomotiv teknolojileri ile ilgili yedi temel teknoloji alanı ve bu alandaki uygulamalar (temel ve ileri olarak), regülasyon konuları ve lider firmalarla ilgili bilgiler toparlanmış ve derlenmiştir.

Yedi temel alan aşağıdaki şekilde sıralanmış, yapılan hızlı oylama ile öncelikle parantezlerde olduğu şekilde elde edilmiştir;

    • Yapay zekâ (15)
    • Büyük veri (14)
    • Akıllı altyapı / donanım (8, 5)
    • Enerji ve pil (13)
    • Yazılım (5)
    • İletişim (0)
    • İleri imalat teknolojileri (3)
    • Yeni(likçi) araç uygulamaları ve geri dönüşüm (6, 2)

Yapılan çalışmada uygulama alanları temel ve ileri olarak iki kategoriye ayrılmış olup, ilişkili regülasyonlar ve önder teknoloji şirketlerinin, alanları ile birlikte hızla derlenmesi sağlanmıştır.

İncelemekte olduğunuz rapor, İstanbul (24 Nisan 2019), Detroit (15 Haziran 2019) AutoTECH ve San Francisco’da (20 Haziran 2019) yapılan, “Otomotivde Yenilikçi ve Yıkıcı Teknolojileri Belirleme Çalıştayları” dizisinin son ayağı olup, 23 Eylül 2019 Salı günü gerçekleştirilmiştir. Bu son dördüncü Çalıştay™ uygulaması öncesinde ve sonrasında, ilk üç çalışmada ortaya konulan teknoloji öncelikleri ve Türkiye’de ekosistemin gelişmesine yönelik öneriler değerlendirilmiş, Türkiye’nin mobilite sektörü ile ilgili öncelikleri 5-10-15 yıllık perspektifte özetlenmiş, bu özetten hareketle son Çalıştay™ uygulaması bir yol haritası oluşturma çalışması şekilde yürütülmüştür.

CAES1 elektrikli araç yönü öncelikli olarak giderek güçlenen adımlarla yaygınlaşacaktır. Uzay ve savunma sanayisinde gelişen teknolojiler otomotiv sektöründe ticarileştirecek, onu mobilite sektörüne dönüştürecek, daha sonra tüm endüstrilere etki edecek, dönüştürecektir.

Türkiye’de otomotiv endüstrisindeki birikimini kullanarak, bir yandan eksiklerini tamamlayarak globalleşmeli, diğer taraftan yeni teknolojilerde birikim oluşturarak, özellikle uygulamalı Ar- Ge’ye odaklanarak, eğitim sistemini dönüştürerek, start-up’ların etkin destekleyerek, pazarını hızla regüle ederek, az sayıda, yetkin mükemmeliyet merkezleri oluşturarak ve şehirlerinde akıllı uygulamalar konusunda öncü uygulamalarla, hem “teknoloji arzı sağlama2”, hem de “pazar talebi yaratma3” stratejilerini birlikte kullanarak yeni gelişen teknolojilerle sanayisini dönüştürmeli, ürettiği katma değeri artırmalıdır.

Teknoloji, sermaye, pazar anlamında geride olması nedeniyle Türkiye az sermaye birikimi ile yapabileceklerine odaklanmalıdır. Uzmanlar ve sektör oyuncuları neler yapılması gerektiğini bilmektedir. Türkiye için zaman, eylem zamanıdır, keza daha fazla gecikmenin telafisi olamayacaktır. Etkin bir odaklanma ile sonuç almak için Türkiye;

    • Güçlü ve zayıf yönleri iyi analiz ederek, raporda belirtildiği gibi her alana girmemeli,
    • Gelişimi tamamlanmış (mature), lider firmaların olduğu alanlardan başlangıçta uzak durmalı,
    • Özellikle hızlı hareket ederek, sonuç alınabilecek konulara öncelik vermeli
    • İcra yetkisi olan bir yapının liderliğinde, paydaşlar arasında etkili bir işbirliği modeli oluşturmalıdır.

Pil konusunda hızla üretim tesisi oluşması, sondan geriye doğru üretim tesislerini geliştirerek elektrikli araç için değer zincirinin rekabet gücünün güvenceye almalıdır. Ayrıca Türkiye’nin elektrik üretim ve dağıtım şebekesi ile bu konudaki politikalar uyumlandırılmalıdır.

Tedarik sanayisinin birikimini elektrikli araca yönelik olarak, EDU bileşenleri üretmek için planlamalı, ileri imalat teknoloji uygulamalarını üretimdeki hız ve esnekliğini artıracak şekilde yorumlayarak uygulamaya sokmalıdır.

Akıllı hareketlilik altyapısını büyükşehirlerinde geliştirmek için güvenlik ve trafik yönetimi ağırlıklı uygulamaların gelişmesi için pazar ve big data oluşumunu sağlamalı, ihtiyaçlarını yazılım sektörüne aktararak Türkiye’den gelişen yeniliklerin, Dünya çapında kullanılabilir uygulamaların gelişmesi için talepkar bir müşteri olarak davranmalıdır. Akıllı şehir donanımlarını üretmekten önce bunları entegre ve tecrübe ederek çözüm geliştirmeye, ihtiyaç belirlemeye öncelik verilmelidir.

Yapay zeka ve deep learning konusunda gençlerimiz eğitilmeli ve önlerine iddialı projeleri paydaşlar işbirliği ile tanımlayıp, koymalı ve finanse etmelidirler. Mobilite uygulamalarından yapay zeka araçları destekli olarak geliştirme yapılacakların seçilerek, ihtiyaç duyulan verinin toplanmasına, uygulama geliştirme süreçlerinden bağımsız olarak vakit kaybetmeksizin başlanmalıdır.

Otonom ve bağlantılı araç teknolojileri güvenlikle ilgili temel uygulamalar bazında ihtiyaçlar (use case) tanımlanmalı, Türkiye’de halen önemli bir eksik olan otomotiv test pisti, Dünya örnekleri dikkate alınarak (Millbrook Birleşik Krallık, Astazero İsveç, GoMentum Station ABD) otonom ve bağlantılı araç özellikleri de içerecek şekilde konuya ilişkin belirlenecek ortak isterlere göre kurulmalıdır. Sanal test konusunda savunma sanayinden destek alınarak uygulama geliştirilmesi, Türkiye açısından önemli fark yaratılabilecek bir konu olabilir, değerlendirilmelidir.

Malzeme konusunda Türkiye dışa bağlıdır, özellikle özel plastik ve çelik üretimi ve kompozit malzemenin maliyetinin düşmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir