Şirketlerin büyümeleri bir noktada yavaşlar, ciro artış hedefleri istenen hızda gerçekleşemez. Sanki doğal bir sınıra gelinmiştir. Bunun kısmen dışsal, kısmen içsel nedenleri olsa dahi, bu değişim zamanının geldiğinin işaretidir; Buraya gelinmesini sağlamış yaklaşım, yapı, beceri ya da alışkanlıklar artık bir sonraki aşama için yetersiz kalmaktadır.
Bu yetmezliklerin anlaşılması, ihtiyaç duyulan değişimin planlanması zor ve şirket üst yönetiminin tam katılımını gerektirir. Bu noktada birçok şirket moda kalıp ve şablonları seçmesi en büyük tehlikedir. Değişimi sağlayacak özgün ve uygulamaya geçecek çözümler “üçüncü bir göz” desteğinde geliştirilmeli ve şirketi bir üst aşamaya taşıyacak düzenlemeler teori ile pratiğin yaratıcılıkla bir araya gelmesini gerektirir.
Yönetim biliminin temel yöntemleri olan hedeflerle yönetim, stratejik yönetim, süreç bazlı yönetim ve proje yönetim uygulamalarının şirketlerin ve departmanların süreç ve yapılarına yaratıcı bir yaklaşımla uyarlanması durumunda, gerçek ve etkili bir değişim mümkündür.